2019’dan bu yana süren buzlu ilişkilerin yerini, Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı of Türkiye ile Donald Trump, ABD Başkanı arasındaki sıcak bir diplomasiye bıraktı. İki lider, Beyaz Saray’da yaklaşık iki saat 20 dakika süren görüşmelerle 6 yıl aradan sonra ilk kez masada buluştu. İşte o gün, Washington’un siyasi atmosferinde neler yaşandığına dair detaylar.
Görüşme, Oval Ofis’teki baş başa sohbetlerle başladı; ardından heyetler arası öğle yemeğiyle devam etti. Protokole uygun olarak Trump, Erdoğan’ı kapıya kadar uğurladı. Bu basit ama sembolik jest, iki ülke arasındaki mesafenin kısalabileceğine dair güçlü bir işaret oldu.
Tarihi Buluşma ve Gündemdeki Kritik Dosyalar
SDE’nin (Stratejik Düşünce Enstitüsü) raporlarına göre, gündem oldukça yoğun geçti. Halkbank sorunu, savaş uçakları tedariki ve bölgesel krizler masaya yatırıldı. tv100 Haber’in aktardığına göre ise CAATSA yaptırımları, F-35’ler, Gazze, Suriye ve Ukrayna konuları da görüşmenin merkezinde yer aldı.
Trump, görüşme öncesi Erdoğan hakkında şunları söyledi: “Kendi fikirleri olan insanları sevmem ama onu seviyorum. Ülkesinde iyi iş yapıyor.” Görüşme sonrası ise “Çok iyi ve oldukça sıradan bir görüşme yaptık” diyerek samimiyeti vurguladı. Erdoğan ise karşılık vererek, “Birlikte, el ele tüm sıkıntıları aşacağımıza inanıyoruz” dedi.
F-35 ve Yaptırım Sorunu Çözülüyor mu?
Belki de en kritik konu, savunma sanayi idi. Trump, Türkiye’nin F-35 talebini “ciddiye aldıklarını” belirtti. “Bunu tartışacağız... Bir sonuca varacağız” sözleriyle umut verdi. Ayrıca, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin soruya “Çok yakında olabilir” yanıtını verdi.
France 24’ün haberine göre, Trump bu olumlu tavır karşılığında Türkiye’den Rusya’dan petrol alımını durdurmasını istedi. Bu talep, ABD’nin enerji politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında stratejik bir hamle olarak görünüyor.
Suriye’de “Zafer” ve Bölgesel Dengeler
Trump, Suriye’deki gelişmelere değinerek, “Suriye’deki zaferin sorumlusu Erdoğan’dı. Bu, Türkiye için bir zaferdi” ifadelerini kullandı. Suriye’ye yönelik bazı yaptırımların Erdoğan’ın isteği üzerine kaldırıldığını açıklaması, Ankara-Washington hattındaki güvenin yeniden inşa edilmeye çalışıldığını gösteriyor.
Ayrıca, BM Genel Kurulu marjında yapılan çok taraflı görüşmelerde Gazze konusunda “bir tür anlaşmaya varmak üzereyiz” mesajı verilmesi, bölgedeki insani krizin çözümünde Türkiye’nin arabuluculuk rolünün önem kazandığını ortaya koyuyor.
Uluslararası Basının Tepkisi
BBC, bu ziyareti Erdoğan’ın 6 yıl sonraki ilk Beyaz Saray ziyareti olarak nitelendirdi. Associated Press (AP), F-35 satış yasağının kaldırılma olasılığına odaklanırken, Sırbistan’ın Blic sitesi ticaret ve savunma iş birliğini öne çıkardı. Malezya ve Singapur basını ise Trump’ın Türkiye’nin Rus petrolü alımını keseceğine inandığını belirtti.
Sıkça Sorulan Sorular
Erdoğan ve Trump arasında ne zaman yüz yüze görüşme yapıldı?
İki lider, 25 Eylül tarihinde Beyaz Saray’da gerçekleştirdikleri görüşmeyle 2019 yılından beri ilk kez bir araya geldi. Bu ziyaret, uluslararası basın tarafından 6 yıllık bir aranın ardından tarihi bir buluşma olarak değerlendirildi.
F-35 savaş uçağı satışı konusunda net bir karar alındı mı?
Henüz resmi bir karar yok ancak Donald Trump, Türkiye’nin talebini ciddiye aldıklarını ve konuyu tartışacaklarını belirtti. “Bir sonuca varacağız” sözü, sürecin olumlu yönde ilerleyebileceğine dair güçlü bir sinyal olarak yorumlandı.
CAATSA yaptırımları ne zaman kaldırılabilir?
Trump, CAATSA kapsamındaki yaptırımların kaldırılmasına ilişkin soruya “Çok yakında olabilir” yanıtını verdi. Ancak bu süreç, Türkiye’nin Rusya’dan petrol alımı gibi diğer jeopolitik koşullarla da bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Görüşmede hangi bölgesel konular ele alındı?
Gazze krizi, Suriye’deki durum, Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail-Iran dinamikleri gündemdeydi. Özellikle Trump’ın Suriye’deki “zaferi” Erdoğan’a atfetmesi ve Gazze’de anlaşmaya varılacağı yönündeki açıklamalar dikkat çekti.
Bu görüşme Türkiye-ABD ilişkileri için ne anlama geliyor?
İki lider arasındaki kişisel yakınlaşma ve somut dosyalardaki esneklik, ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Savunma sanayi ve enerji alanlarında yapılacak müzakereler, önümüzdeki aylarda ikili ilişkilerin seyrini belirleyecek.